GİRİŞ
Doğada birşeyler değişiyor ve bu değişim, doğanın kendi düzeninden kaynaklanmıyor; güneşteki patlamalardan veya güneş ışınlarındaki artıştan da kaynaklanmıyor; Allah'tan hiç kaynaklanmıyor. Bu değişimin asıl nedeni ve kaynağı insanların ta kendisi: hızlı nüfus artışı ve hızlı şehirleşme ile doğanın kirletilmesi, doğal ekosistemlerin yokedilmesi; hızla artan insan aktiviteleri ve tüketim ile havaya salınan sera gazları, dünyanın tüm dengelerini ve tüm yaşamı tehdit eden büyük bir değişime neden oluyor ve kritik eşikler aşılıyor.
Kritik eşik, bir tür dönüm noktasıdır. Kritik eşiğin altında gerçekleşen olgu normal düzeylerde, durağan bir halde kalırken, kritik eşiğin üzerinde üstel artışla, çok hızlı değişimler yaşanır. On binlerce yıldır bir dengeye oturmuş olan doğal döngüde artık hemen herkesin fark etmeye başladığı normal dışı olaylar gerçekleşmeye başladı; bu olayların sıklığı, şiddeti ve yıkıcılığı, iklim değişikliğinde de kritik eşiğe çok yaklaştığımızı gösteriyor.
Kritik eşiğin saptanması çok önemli, ama bir o kadar da zordur: Öncesinde de bir "artış" görüldüğü için, insanlar bu artışın kontrol altında tutulabileceğini düşünür; oysa kritik eşik aşıldığında işin içine öngörülümeyen başka faktörlerin de girmesiyle "artış" o kadar hızlanır ki, birşeyler yapmak için çok geç kalınmış olur.
Dünyanın iklimindeki değişiklik konusunda, köklü önlem ve uygulamaları bireysel ve toplumsal yaşamlarımızda hemen uygulamaya koymazsak, önümüzdeki birkaç yıl içinde kritik eşiği aşacağımız kesin. Bunu bu kesinlikle ortaya koymak, ardından da nelerin nasıl yapılabileceğini tartışmak gerekiyor, zaman yitirmeden.
* * *
Girişin Devamını Okumak için tıklayın...
|