| |
Yapı Tasarımında
Dinamik Analizin Önemi |
ve StaadPro ile Dinamik Analizden
Öğreneceklerimiz
|
Giriş:
|
Çok değil, bundan 6-7 yıl öncesine kadar PC uyumlu bilgisayarlar
altında bir binanın gerçek anlamda 3-Boyutlu dinamik analizini
geçekleştirmek çok zordu. Çünkü dinamik analiz yöntemlerinde çok
fazla sayıda hesaplamaya ve bu hesaplamaları tutacak geniş belleğe
ihtiyaç vardı. Orta büyüklükteki bir betonarme binanın analizi
bile saatler, hatta günler sürebilir ve büyük ihtimalle bilgisayar
kapasitesi bir noktada dolacağından bir de hesaplama yarım kalabilirdi.
Artık günümüzde bilgisayarlar en büyük inşaat yapılarını bile
dakikalar hatta saniyeler içinde çözebilecek güce sahipler. Yani
elimizde, bizlerden önceki hiçbir mühendislik nesline nasip olmamış
bir güç bulunmakta. Ayrıca bilgisayarların bu kapasitelerini değerlendiren
bilgisayar programcıları da daha önceden hayal bile edilemeyecek
seçenekleri önümüze sunuyorlar. İşte bunlardan biri de StaadPRO yazılımıdır.
Ülkemiz yeryüzünün en güzel ve tabiat olarak en zengin yerlerinden
birinde ancak depremsellik açısından çok ta şanssız bir konumda.
Tarih boyunca çok büyük depremler görmüş ve hala görüyor. Daha
1999 yılında 20,000'e yakın insanımız öldü ve bunların çoğu yanlış
zemine inşa edilmiş, yanlış tasarlanıp ve projelendirilmiş binalar
içinde can verdiler. Her an ülkemizin başka bir köşesinde büyük
bir deprem olması ihtimali ile hayatlarımızı sürdürüyoruz.
İçinde yaşadığımız binaların depreme karşı güvenli olması hepimizin
isteğidir. Bu isteği yerine getirecek kişiler se öncelikle projeci
inşaat mühendisleri ve ardından müteahhit firmalardır. Bu noktada
en büyük sorumluluk proje mühendislerine düşer çünkü doğru projelendirilmiş
bir bina, inşaat aşamasında ufak tefek müteahhitlik ve aplikasyon
hatalarını kaldırabilir; oysa yanlış projelendirilmiş bir binada
bir de müteahhitlik hataları mevcutsa, bu cinayettir. Bu nedenle
tüm proje mühendislerinin çok büyük bir sorumluluk duygusu içinde,
ellerindeki en iyi teknolojiyi kullanmaya gayret göstererek ve
her projeye gereken önemi vererek çalışmalarını sürdürmeleri gerekir.
Ne yazık ki, ülkemizde birçok alanda olduğu gibi proje mühendisliğinde
de türlü sorunlar ve yanlışlıklar mevcuttur. Yaygın olan sistem,
her zaman doğru olan değildir. Ülkemizde birçok proje bürosunda
uygulanmakta olan projelendirme yöntemleri de bu anlamda, olması
gerektiği gibi değildir. Ben bu çalışmada sizlere olması gerekeni
açıklamaya çalışacağım. Takdir sizlerindir....
Taner Aksel
Genel Müdür, Benko Ltd.
(Ms. CE. 1993 Cincinnati Üniv., OH, ABD. Master konusu: Yapıların
Deprem Dayanım Davranışı Tesbiti)
|
1998 Deprem Yönetmeliğimize göre
binaların ve bina türü yapıların deprem hesabında kullanılacak yöntemler
şunlardır:
- 6.7'de verilen Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi,
- 6.8'de verilen Mod Birleştirme Yöntemi ve
- 6.9'da verilen Zaman Tanım Alanında Hesap Yöntemleri'dir.
- 6.8 ve 6.9'da verilen yöntemler, tüm binaların ve bina türü
yapıların deprem hesabında kullanılabilir.
Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemi:
Öncelikle bu yöntem her yapıda kullanılamaz. Mesela 1. ve 2.
deprem bölgelerinde 25 metreden yüksek yapılarda kullanılmaz;
düzensizlik veya süreksizlik bulunan yapılarda da kullanılmaz.
Bu yüntemde gözönüne alınan deprem doğrultusunda, binanın tümüne
etkiyen Toplam Eşdeğer Deprem Yükü (taban kesme kuvveti),
Vt , Denk.(6.4) ile belirlenir.
Ancak bu yöntemin en büyük eksiklerinden biri sadece yatayda,
iki yönde deprem yüklerini göz önüne alıyor olmasıdır. Oysa deprem
düşey yönde de etkir. Ve özellikle 1999 Marmara depreminde düşey
etki önemli olmuştur.
|
Ne yazık ki yakın zamana kadar üst katlarda konsol kiriş ve hatta
konsol kolonla dışarıya taşarak oturma alanını büyütmek çok moda
idi. Yük aktarımı en alt kata konsol kirişlerle iletilmektedir.
Böyle yapılarda düşeyde bir düzensizlik oluşur ve depremin düşey
etkisi bu tür yapılara ciddi hasarlar verebilir.
|
 |
Eşdeğer deprem yükü yönteminde yapının birinci doğal titreşim
periyodu T1 ve binanın deprem sırasındaki toplam ağırlığı
olarak gözönüne alınarak gözönüne alınarak, deprem anında yapıya
etkiyen eşdeğer bir taban kesme kuvveti bulunur. Ardından kat
rijitliklerine göre oranlanarak bu yatay kesme kuvvetleri, sanki
birer statik yükmüş gibi yapıya her katta etkitilir ve elde edilen
statik sonuçlara göre de projelendirme gerçekleştirilir.
Bu yöntem sadece binanın 1. periyodunu gözönüne aldığından,
düşey deprem yüklerini göz önüne almadığından ve en önemlisi de
dinamik bir davranışı statik yüke çevirdiğinden diğer iki yönteme
göre hata oranı daha yüksektir. İşte bu nedenle Toplam Eşdeğer
Deprem Yükü hesaplanırken güvenlikte kalmak amacıyla şartnamemiz
katsayıları yüksek tutmuştur. Yani, özellikle düzenli ve sürekli
yapılarda, yapıya etkiyen deprem yükleri, diğer yöntemlere göre
daha fazla çıkacaktır.
Eşdeğer deprem yükü yönteminin avantajı, hesabının kolay olmasıdır.
Ancak günümüz bilgisayar teknolojisi ile artık bu hesap kolaylığının
da özel bir avantajı yoktur. Bu neden eşdeğer deprem yükü yöntemi
yerine dinamik analiz yöntemlerini kullanmak bir dezavantaj teşkil
etmez. Aksine, dinamik analiz yöntemleri he daha doğru sonuçlar
hem de daha ekonomik kesitler verecektir.
|
Dinamik Analiz Yöntemleri:
1. Mod Birleştirme Yöntemi'nde maksimum iç kuvvetler ve
yerdeğiştirmeler, binada yeterli sayıda doğal titreşim modunun
her biri için hesaplanan maksimum katkıların istatistiksel olarak
birleştirilmesi ile elde edilir.
Ayrıca şartnamemizde şöyle devam eder: "...döşeme süreksizliğinin
bulunduğu ve döşemelerin yatay düzlemde rijit diyafram olarak
çalışmadığı binalarda, döşemelerin kendi düzlemleri içindeki şekildeğiştirmelerinin
gözönüne alınmasını sağlayacak yeterlikte dinamik serbestlik
derecesi gözönüne alınacaktır."
"...Hesaba katılması gereken yeterli titreşim modu sayısı,
Y, gözönüne alınan birbirine dik x ve y yatay deprem doğrultularının
her birinde, her bir mod için hesaplanan etkin kütle'lerin
toplamının, Denk.(6.16)'da belirtildiği üzere, hiçbir zaman bina toplam kütlesinin %90'ından daha az olmaması kuralına
göre belirlenecektir. Ayrıca gözönüne alınan deprem doğrultusunda
etkin kütlesi, bina toplam kütlesinin %5'inden büyük olan
bütün titreşim modları gözönüne alınacaktır..."
2. Zaman Tanım Alanında Hesap Yöntemi'nde bina ve bina
türü yapıların zaman tanım alanında doğrusal elastik ya da doğrusal
elastik olmayan deprem hesabı için, daha önce kaydedilen veya
yapay yollarla üretilen benzeştirilmiş deprem yer hareketleri
kullanılır. Hesaplamada en az üç kaydedilmiş veya benzeştirilmiş
ivme kaydı kullanılır ve bunlara göre elde edilen büyüklüklerin
en elverişsiz olanları tasarıma esas alınır.
|
Dinamik Analiz Yöntemleri'nin Eşdeğer Deprem Yükü Yöntemine göre
çok belirgin avantajları vardır. Ancak birçok proje mühendisi
bu yöntemlerin teorisini bilmediklerinden veya kullanmakta oldukları
bazı diğer statik analiz yazılımlarında herşey otomatik olarak,
çizimler dahi bitmiş olarak verildiğinden; dinamik analize göre
tasarımın önemini kavrayamamaktadırlar.
|
|
|
|
|